Yüzellilik ne demek? Kültürlerin aynasında bir kavramı anlamaya yolculuk Dünyanın farklı köşelerinde insanların aynı olaylara ne kadar farklı anlamlar yükleyebildiğini keşfetmek bana her zaman büyüleyici gelmiştir. Bir toplumda sıradan kabul edilen bir davranışın başka bir kültürde güçlü bir sembol, hatta kimliğin temel parçalarından biri olabileceğini görmek, insan deneyiminin ne kadar zengin olduğunu hatırlatır. Pazar yerlerinde yapılan alışverişlerden aile toplantılarındaki sessiz kurallara, cenaze törenlerinden kutlamalara kadar her pratik, içinde yaşadığı toplumun hafızasını taşır. “Yüzellilik” kelimesi de bu tür tarihsel ve kültürel bağlamlarla birlikte ele alınması gereken ifadelerden biridir. Günlük dilde farklı çağrışımlara sahip olabilen bu kavram, özellikle Türkiye tarihinde belirli bir…
Yorum BırakYaratıcı Proje Rehberi Yazılar
Ozfiratyapi okurları için hazırlanan bu yazı, Kuran’da haram olan etler nelerdir konusunda rehber niteliği taşıyor. Kuran’da haram olan etler nelerdir? Sosyolojik bir bakışla inanç, kültür ve toplum ilişkisi İnsanların sofralarına, mutfaklarına ve inançlarına baktığımda, yemeğin yalnızca fiziksel bir ihtiyaç olmadığını; aynı zamanda kimlik, aidiyet, gelenek ve değerlerle örülü güçlü bir toplumsal alan olduğunu görüyorum. Bir insanın ne yediği, neyi yemediği ya da hangi yiyeceklerden uzak durduğu çoğu zaman sadece kişisel bir tercih değildir. Aileden öğrenilen alışkanlıklar, dini kabuller, kültürel miras ve içinde yaşanılan toplumun normları bu tercihleri şekillendirir. Bu nedenle Kuran’da haram olan etler nelerdir? sorusu yalnızca dini hükümleri anlamaya…
Yorum BırakGeçmişi anlamak, yalnızca geride kalan olayları hatırlamak değil; bugün içinde yaşadığımız şehirleri, toplumları ve değişimleri hangi süreçlerin şekillendirdiğini fark etmektir. İstanbul’un iki yakasını birbirine bağlayan Boğaz Köprüsü de yalnızca bir ulaşım yapısı değil, Türkiye’nin modernleşme hikâyesinin, kentleşme serüveninin ve toplumsal dönüşümünün üzerinde okunabileceği büyük bir tarih belgesidir. Boğaz Köprüsü Ne Zaman Yapıldı? Tarihin İçinden Gelen Bir Bağlantı Fikri “Boğaz Köprüsü ne zaman?” sorusu çoğu zaman yalnızca bir tarih bilgisi arayışı gibi görünür. Ancak bu sorunun cevabı, aslında İstanbul’un yüzyıllara yayılan değişim hikâyesinin kapısını açar. Bugün yaygın olarak Boğaziçi Köprüsü veya yeni adıyla 15 Temmuz Şehitler Köprüsü olarak bilinen yapı, 29…
Yorum BırakBugün Ozfiratyapi olarak Avans istemek yasal hak mı üzerine özenle hazırlanmış bir yazıyı paylaşıyoruz. Avans Gün Ne Anlama Gelir? Sosyolojik Bir Perspektiften Çalışma, Zaman ve Toplum İlişkisi Günlük hayatın içinde fark etmeden kullandığımız birçok kavram, aslında toplumun nasıl işlediğine dair önemli ipuçları taşır. “Avans gün” ifadesi de bunlardan biridir. İlk bakışta yalnızca maaş veya ücret ödeme sistemiyle ilgili teknik bir terim gibi görünse de, biraz daha yakından baktığımızda çalışma ilişkilerini, ekonomik düzeni, aile içindeki sorumluluk dağılımını ve bireylerin geleceğe dair güven duygusunu etkileyen toplumsal bir olgu olduğunu görürüz. Bir insanın ay sonunda aldığı ücretin ne zaman ödendiği, yalnızca takvimde belirlenmiş…
Yorum BırakBoraboy’da Mangal Yapılıyor mu? Doğa, Etik ve Felsefe Üzerinden Bir Sorgulama Giriş: Bir Ateşin Başında Sorulan Eski Bir Soru Bir ormanın içinde, göl kenarında küçük bir ateş yandığını düşünelim. Ateşin çıtırtısı insanı binlerce yıl öncesine götürür. İlk insanlar da ateşin çevresinde yalnızca yemek pişirmedi; hikâyeler anlattı, korkularını paylaştı, varoluşlarını sorguladı. Peki bugün bir mangal ateşi yakarken aslında ne yapıyoruz? Sadece bir yemek hazırlama eylemi mi gerçekleştiriyoruz, yoksa doğayla kurduğumuz ilişkinin ahlaki sınırlarını mı belirliyoruz? Belki de asıl soru “Boraboy’da mangal yapılıyor mu?” değildir. Daha derindeki soru şudur: “Bir güzelliğin içinde bulunurken o güzelliğe ne kadar zarar verme hakkına sahibiz?” Amasya’nın…
Yorum BırakSanatın 3 Ana Dalı Nedir? Sanatın Köklerinden Günümüze Uzanan Derin Yolculuk Hiç bir müze salonunda, bir konser sırasında ya da eski bir yapının karşısında durup “İnsan neden sanat üretme ihtiyacı hissediyor?” diye düşündünüz mü? Bazen bir tablonun karşısında birkaç saniye dururuz ama o birkaç saniye içinde binlerce yıllık bir insanlık hikâyesine dokunuruz. Bir taş heykelde geçmişin izlerini, bir şarkıda unutulmuş duyguları, bir tiyatro sahnesinde ise kendi hayatımızdan parçaları bulabiliriz. Sanatın ne olduğu sorusu, aslında insanın kendini anlama çabasının da bir yansımasıdır. Farklı dönemlerde filozoflar, sanat tarihçileri ve araştırmacılar sanatı farklı şekillerde tanımlamış olsa da geleneksel sınıflandırmada sanatın üç temel ana…
Yorum BırakOzfiratyapi ekibinden yeni bir içerik: Bugün odağımız BİM’de neden iki kapı var. BİM’de Neden İki Kapı Var? Ekonominin Görünmeyen Düzeni Üzerine Bir Analiz Bir markete girerken çoğu zaman sadece alışveriş yapacağımız ürünleri düşünürüz. Raflardaki fiyatlara bakar, indirimleri takip eder, bütçemize uygun seçimler yaparız. Ancak bazen çok sıradan görünen bir ayrıntı, aslında arkasında büyük ekonomik düşünceleri barındırabilir. BİM mağazalarında bulunan iki kapı da böyle küçük ama anlamlı bir örnektir. İlk bakışta sadece mimari bir tercih gibi görünen bu uygulama, aslında kaynakların sınırlılığı, insan davranışları, işletme stratejileri ve toplumsal düzen arasındaki ilişkinin küçük bir yansımasıdır. Hayatın her alanında seçim yapmak zorundayız. Zamanımız…
Yorum BırakKültürün Özellikleri Nelerdir? 3 Örnek Üzerinden Günlük Hayattan Kültürü Anlamak İnsan bazen kültür kelimesini duyunca aklına hemen müzeler, eski yapılar, geleneksel kıyafetler veya ciddi ciddi konuşan insanlar geliyor. Sanki kültür dediğimiz şey sadece bir konferans salonunda anlatılan, not alınması gereken ağır bir konuymuş gibi duruyor. Oysa kültür, sabah kahvesini nasıl içtiğimizden misafir geldiğinde evde yaşanan telaşa, arkadaş grubumuzdaki şakalardan bayram ziyaretlerinde yapılan hazırlıklara kadar hayatın tam ortasında duran bir şeydir. Ben İzmir’de yaşayan 25 yaşında biri olarak kültürü düşündüğümde aklıma önce mahalledeki amcalar, annemin “misafir geliyor” diye evin içinde yaptığı olimpiyat hazırlıkları ve arkadaş grubunda herkesin kendine göre geliştirdiği garip…
Yorum BırakKör biri ne görür? Görmenin sınırlarını yeniden düşünmek Çocukken Ankara’da kış aylarında okula giderken en çok dikkatimi çeken şeylerden biri, insanların dünyayı ne kadar farklı algıladığıydı. Kimi insan yağmurdan sonra oluşan toprak kokusunu anlatırdı, kimi bir şarkının içindeki duyguyu, kimi de bir sokağın kalabalığını. O zamanlar farkında değildim ama aslında hepimiz aynı dünyaya bakıp farklı şeyler görüyorduk. Ekonomi okuduğum yıllarda veriyle uğraşmaya başladığımda da benzer bir gerçekle karşılaştım. Rakamlar ilk bakışta soğuk görünür ama arkasında mutlaka bir insan hikâyesi vardır. Bir işsizlik oranı, bir gelir tablosu ya da bir sağlık araştırması aslında milyonlarca insanın hayatından küçük parçalar taşır. Görme konusu…
Yorum BırakGüç ilişkileri ve toplumsal düzen üzerine düşünen herkes, en küçük görünen davranışların bile aslında bir düzen kurma sürecinin parçası olduğunu fark eder. Bir toplumda kurumlar nasıl bireylerin hareket alanını belirliyorsa, bir bebeğin gelişim sürecinde de beden, çevre ve bakım ilişkileri küçük bir sosyal sistem oluşturur. Bebeğin oturmak istemesi yalnızca fiziksel bir dönüm noktası değildir; bağımsızlaşma arzusunun, çevreyi algılama biçiminin ve kendi sınırlarını keşfetme çabasının erken bir göstergesidir. Tıpkı siyasal sistemlerde yurttaşların daha fazla söz sahibi olmak istemesi gibi, bebek de kendi dünyasında yeni bir pozisyon aramaya başlar. Bir bebeğin “oturmak istiyorum” mesajı, klasik anlamda bir siyasi talep değildir elbette. Ancak…
Yorum Bırak